24 Mayıs 2017 Çarşamba

(S)EN




Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar,
Ben sevilmediğim için çirkinim.
Sen, bir deli martısın Boğaziçi'nde
Ben, Ankara'da garip bir serçeyim.

Senin omzuna dökülür saçların
Ben yollara düşerim
Sen ne zaman kızsan rüzgara
Ben uçurtmalara küserim.

Sen bir şarapsın kırmızı
Ben içine buz atılmış susuz bir rakı
Sen sokağın başı
Ben sokağın çıkmazı

Ah, içimin oyuğu
Ah, içimdeki ince sızı.
Yolumuz ayrı
Bundan gayrı




11 Mayıs 2017 Perşembe

İçimin Oyuğu






Kısa şiirleri sevdim oldum olası
Devrik ve eksik cümleleri
Saçlarını sevdim en çok
Bir de kirpik diplerini

Geçtiğin sokakları sevdim
Beklediğin durakları
Martılarını sevdim vapurlarının
Bir de saçlarını okşayan rüzgarları

İnce kitapları sevdim
Uzun öyküleri
Sana yazılan şiirleri 
Bir de sana dairleri




Ah benim ince sızım
Ah içimin oyuğu
Bir seni
Bir de İstanbul'un akşamüstülerini








21 Nisan 2017 Cuma

bilmediniz.




Sormadınız hiç.
Dinlemediniz.
Sormadınız,
Hiç bilmediniz.

*

Babalarıyla uçurtma uçuran çocuklar 
ve 
biz.
Aynı değiliz.

19 Mart 2017 Pazar

Lacivert İstasyon (II. Bölüm)





Pencerenin buğusunu sildi yamalı ceketinin epey yıpranmış dirseğiyle. Kompartımanın içine hapsolmuş gibi hissetti bir an. Kulaklarında uğulduyordu rayların tiz sesi. Devasa bir gürültü oluyordu sanki, giderek büyüyordu. Zihnini sarıyor oluşuna engel olmaya gücü yetmedi. Belki de böylesi uğultu kendini dinlemekten daha yeğdi.



Bir duvara çivi çakar gibi bu kompartımanın dışında, hiç bilmediği, gidip görmediği bir yerde sabitlemek istiyordu zihnini. Mıhlanıp kalmak istiyordu sonsuza dek. Kendi kalabalığında tek başına kalmak, herkes de her şey de sadece kendisi olmak istiyordu.



Büyüyünce ne olmak istersin diye sorsalardı gençliğinde, yeni doğmuş bir bebek olmak isterdi belki de. Unuttum diyebilmenin, hatırlamıyor olmanın birtakım sızılara faydasız olduğunu bilyordu elbet. "Yeni doğmuş bir bebek, ne muhteşem bir buluş!" diye geçirdi aklından. Tanrıya teşekkür etti bu harikulade buluş için. Dua etmeyi bilmezdi. İstemekle var edilmeyeceğini, inanmakla yok olunmayacağını epey zaman önce öğrenmişti. Tanrıyla olan bağı teşekkürlerden ibaretti. Gökyüzünün mavi oluşuna teşekkür etmişti bir keresinde. Bir keresinde de güneşin ses çıkartmadan doğuyor oluşuna. Bir uçurtma için teşekkür etmişti küçük bir çocukken sonra bir ağaca takılmıştı uçurtma. Teşekkür etmek için acele etmemesi gerektiğini o gün öğrenmişti. O bilmiyordu ama bunu Tanrı öğretmişti. Ne zaman hatırlasa o günü hep böyle geçirirdi zihninden.

Pencerenin buğusu ceketinin kolunu ıslatmıştı adamakıllı. Üşümek ile irkilmek arası bir hisle kompartımana döndü. Karşısında oturuyor oluşuna ve son bir saattir aynı anda tutuklu kalmış olmasına kaşlarını çatarak şaşırdı.



Penceredeki su buğusuna baktı önce. Sonra ıslanan koluna. Yanında oluşuna inanmak istercesine bir kez daha ona baktı.



Bir trene binmek ile o trenden inmek aynı anda olamazdı. Gitmekle kalmanın son bulmadığını gitmeden anlayamazdı.








22 Ocak 2017 Pazar

bir ah ki içimde!



giden dönmez diye bir şey yok ibrahim,
en çok da giden dönmeli.


haklısın ibrahim
milyon kere haklısın.
en çok da sen haklısın.
hatırlanmak, hatırlatmayı gerektirmemeli.
o kadar haklısın ki,
bilmemeli seven insan
unutmayı bilmemeli.
“seni hatırladım.” demek, “unuttum.” demektir ibrahim.
“unuttum.” demek de hatırlamak.
sence hangisi doğru?
hangisine doğru inanmak?

hatırladım derken unutmasına mı yanayım?
unuttum derken hatırlamasına mı yanayım?
ah ibrahim
ben neden hep ondan yanayım?

ibrahim içimde bir oyuk
kimi sevsem kaybediyorum.
ibrahim içim yangın
kime dokunsam alev alev.
içimde depremler ibrahim
neyi yapsam yerle bir.
bir ah ki içimde!

bir Allah biliyor, bir de sen bil.




20 Ocak 2017 Cuma

Leyla






Leyla, Mecnun'muş,
Mecnun da Leyla.
sen hiçbirisin,
ben ikisiyim
aynı anda.









4 Ocak 2017 Çarşamba

Kuşlanmak



ben bir kuş olsaydım,
suyun üzerinde uçardım en çok.
göğe gererdim göğsümü.
rüzgara bırakırdım kendimi.


bir kuş olsaydım,
hiçbir ağaca konmazdım.
hiçbir dalda durmazdım.
hangi kuş, neredeyse,
ben hiç orada olmazdım.
uçardım boyuna
uçardım
uçardım

eğer ben bir kuş olsaydım 
hiç durmazdım
uçardım



çok üzgünüm.
kuş olmadığım için çok üzgünüm.