bu öfkeyi ben, dört yaşımdan tanıyorum
dört yıllık avuçlarımda tutmuştum sımsıkı
onu özledim İbrahim.
çok özledim
birinin kalbinde olmayı
aklında olmayı birinin.
şu koskoca dünyada
beni taşıyan tek kalbi
toprağa ektiler ibrahim.
dediler çiçek açtı.
dediler buradan göçtü.
dediler senden geçti.
ben henüz geldim,
o hemen gitti.
büyüdüm sandılar ibrahim.
belki dört, belki beşim.
sağ olmasaydı başım
artacaktı belki
yaşım
bu beni nasıl keşfetmekti böyle
oysa tarih yazmamıştı hiçbir kadın kâşifi
-
bir ıssız ada misali kuşlarımla bekledim seni
kuşlarım tek tek vuruldu,
tüfeğin namlusunda göz izim bulundu.
-
kıyıya vuran dalgalarımla bekledim seni
falezlerim giderek keskinleşti.
büsbütün kaldırıp da kıyıya vuramadım kendimi.
-
sen kaşifi ol keşfimin,
ben şairi olayım şiirliğinin.
bizden bi'şiir olsun.
dizelerinde gez.
zihnimin rahminde sana yazılmak için sancılanıyor şiirler
içimde burkulan zehirli öfke gem vuruyor yılkı atlarına
örslere vuruluyor kızgın demirler
hiç gitmediğim yolların yorgunluğu var üzerimde,
bacaklarım kırılıyor ayak bileklerimden
henüz esmemiş lodosların ürpertisi şehirlerimde
kanım çekiliyor sevdiklerimden
bir kenara çekilememenin çaresizliğiyle
kalem tutamıyorum
artık sen yazılmayacaksın şiirlerde
biliyorum.