senli an’lar oyuklarıyla dolu içim
kemirgenlerin hüküm sürdüğü bir toprak gibi
cennet kesin var olmalı senin için. olmayışının hacmi var,
yere göğe sığmıyor.
hiç tozlanmıyor içime astığım çerçeve,
eskimiyor göz kapaklarımda resmin.
tınısı değişmedi kulağımdaki sesin.
gitmekle, kalmak bitmiyor.
şimdi gelsen bir şenlik rüzgarı gibi,
ellerinde akide şekerleri.
gözlerinde buğu.
yansa şehrin ışıkları hep birden.
karanlık, ışığın olmadan dağılmıyor.
cennette olmalısın sen.
kesin cennette.
çünkü yazılmayan bir şiir
ardında kalan kokun,
yokluğun.
tarif edilmiyor.
küçük çocuk ellerim,
ellerini arıyor.
toprak sen kokuyor
ama elimi tutmuyor.
senin göğsünde çiçek açıyor her bahar,
benim göğsümde her çiçek koca bir har.